Kekemelik

Ergenlik döneminde kekemelik: Özgüven ve sosyal kaygıyla nasıl baş edilir?

6 dk okuma · 18 Ağustos 2026
Ergenlik döneminde kekemelik: Özgüven ve sosyal kaygıyla nasıl baş edilir?

Küçük yaşta kekemeliği olan bir çocuk, çoğu zaman kendi konuşma biçimine dair henüz fazla bir kaygı taşımaz; takıldığını fark etse de bunu genellikle olduğu gibi kabul eder. Ergenlik döneminde ise durum belirgin biçimde değişir. Akran ilişkilerinin önem kazandığı, kendini ifade etmenin ve "nasıl göründüğünün" ön plana çıktığı bu yıllarda, kekemelik artık yalnızca bir konuşma özelliği değil, gencin kendi hakkındaki algısını da etkileyen bir konu hâline gelebilir. Bu yazıda, ergenlikte kekemeliğin özgüven ve sosyal kaygı boyutuna nasıl yansıyabileceğine ve ailelerin bu süreçte nasıl bir tutum geliştirebileceğine bakıyoruz.

Ergenlik döneminde kekemelik neden farklı bir hâl alır?

Ergenlik, kimlik oluşumunun ve akran onayının özellikle önemli olduğu bir dönemdir. Bu dönemde genç, sınıfta söz almak, arkadaş grubunda konuşmak, bir sunum yapmak veya telefonla biriyle görüşmek gibi durumlarda kendi sesini daha fazla önemser hâle gelir. Çocuklukta belirgin bir rahatsızlık yaratmayan bir takılma, ergenlikte "arkadaşlarım ne düşünür", "gülerler mi" gibi düşüncelerle birlikte anılmaya başlayabilir. Bu nedenle bu dönemde terapide çalışılan konu, çoğu zaman yalnızca konuşmanın akıcılığı değil, gencin kekemeliğiyle nasıl bir ilişki kurduğudur.

Özgüveni en çok zorlayan durumlar nelerdir?

  • Sınıfta söz alma veya sunum yapma gibi, konuşmanın gözlem altında ve zaman baskısıyla gerçekleştiği anlar
  • Telefonla konuşma, özellikle karşı taraf tanıdık değilse veya beklenmedik bir konuşma başlatmak gerekiyorsa
  • Kendini yeni biriyle tanıştırma, isim söyleme gibi kaçınılması güç ve kısa cümlelik durumlar
  • Bir kelimede takılma anında karşısındakinin tepkisini (sabırsızlık, tamamlamaya çalışma, şaşkın bakış) fark etmek
  • Bazı seslerin veya kelimelerin bilinçli olarak kelime değiştirerek atlanması; bu dışarıdan pek fark edilmese de gencin kendisi için yorucu bir çabadır

Kaçınma davranışları nasıl fark edilir?

Ergenlikte kekemelik, çoğu zaman sanılandan daha "sessiz" ilerler. Genç, takılacağını hissettiği kelimeleri veya durumları önceden fark edip bunlardan kaçınmayı öğrenmiş olabilir: sınıfta parmak kaldırmamak, bir soruya "bilmiyorum" demek (aslında cevabı bilse dahi), arkadaş grubunda geri planda kalmayı tercih etmek gibi. Bu kaçınma davranışları dışarıdan bakıldığında "içine kapanık" veya "sessiz bir karakter" gibi yorumlanabilir; oysa altında çoğu zaman konuşma anına dair biriken bir kaygı bulunur. Ailelerin bu tür değişimleri fark ettiğinde bunu doğrudan "neden hiç konuşmuyorsun" diye sorgulamak yerine, meraklı ve yargılamayan bir tonla açık uçlu konuşmaya davet etmesi genellikle daha faydalı olur.

Aileler bu dönemde nasıl bir tutum geliştirebilir?

  • Konuşma şeklini değil, söylenen içeriği önceliklendirin. Genç bir kelimede takıldığında sabırla dinlemek, sözünü tamamlamaya kalkışmamak veya cümleyi onun yerine bitirmemek, gencin kendi hızında ifade edilme hakkını korur.
  • "Yavaş konuş", "bir daha dene", "nefes al" gibi telkinlerden kaçının. Bu tür uyarılar iyi niyetle söylense de, genç için "konuşma biçimimin bir sorun olduğu" mesajını pekiştirebilir ve kaygıyı azaltmak yerine artırabilir.
  • Kekemelik hakkında açıkça, utanç yaratmadan konuşabilmek için alan bırakın; konuyu tamamen gündeme getirmemek, gencin bunu tek başına, yalnız taşıdığı bir mesele hâline getirebilir.
  • Okuldaki öğretmenlerle iş birliği yapılabilir; örneğin sınıfta söz alma biçimine dair (zorla parmak kaldırtmamak, cevap için ek süre tanımak gibi) küçük düzenlemeler, gencin katılımını kolaylaştırabilir.

Terapide ergenlik dönemine özel neler çalışılır?

Ergenlerle yürütülen kekemelik terapisinde odak, yalnızca akıcılığı artırmaya yönelik teknikler değildir; bunun yanında gencin kekemeliğiyle ilgili duygu ve düşüncelerini konuşabileceği bir alan da oluşturulur. Bu kapsamda genellikle şu alanlara yer verilir:

  • Konuşma akıcılığını destekleyen teknikler: Yumuşak başlangıç, hafif temas gibi konuşmayı kolaylaştırıcı stratejiler, gencin kendi hızında uygulayabileceği şekilde birlikte çalışılır.
  • Kaçınma davranışlarını azaltmaya yönelik çalışma: Kelime değiştirme veya konuşma ortamından kaçınma yerine, takılma anını daha rahat karşılayabilmeye yönelik adımlar üzerinde durulur.
  • Zorlu durumlarla kademeli yüzleşme: Sınıfta söz alma, telefonla konuşma gibi kaygı yaratan durumlar, gencin hazır olduğu hızda ve kademeli biçimde ele alınır.
  • Kekemelik hakkında bilgi edinme: Kekemeliğin ne olduğunu, neden olduğunu bilmek, gencin kendi durumunu daha az "esrarengiz" ve daha az utanç verici olarak görmesine katkı sağlayabilir.

Ne zaman bir değerlendirme almak gerekir?

Gencin kekemeliği nedeniyle sosyal ortamlardan belirgin biçimde geri çekildiğini, söz almaktan kaçındığını veya bu konuda kendini yalnız hissettiğini fark ediyorsanız, bunu tek başına geçmesini beklemek yerine bir dil ve konuşma terapisti ile bu durumu birlikte değerlendirmek faydalı olur. Erken bir görüşme, mutlaka yoğun bir sürecin başlangıcı anlamına gelmez; bazen tek ihtiyaç, gencin duygularını güvenli bir ortamda dile getirebileceği birkaç görüşmedir.

Ergenlikte kekemelik, yalnızca konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir mesele değildir; gencin kendi sesine dair kurduğu ilişkiyle de yakından bağlantılıdır. Doğru destekle, hem konuşma hem de özgüven bu dönemde birlikte güçlenebilir.

Çocuğunuzun veya kendi kekemeliğinizin ergenlik döneminde nasıl seyrettiğinden emin değilseniz, bir değerlendirme seansıyla mevcut durumu birlikte inceleyebilir, ihtiyaca uygun bir destek planı oluşturabiliriz.

İlk adımı bugün atın

Değerlendirme seansıyla başlayın; size en uygun terapi planını birlikte oluşturalım.