Artikülasyon

İşitme kaybı olan çocuklarda hangi konuşma sesleri daha çok etkilenir?

7 dk okuma · 4 Ekim 2026
İşitme kaybı olan çocuklarda hangi konuşma sesleri daha çok etkilenir?

Bir çocuğun işitme kaybı olduğunu öğrenen aileler genellikle "konuşması nasıl etkilenecek?" sorusuyla karşılaşır. Burada önemli bir ayrıntı var: işitme kaybı, konuşma seslerinin hepsini aynı ölçüde etkilemez. Bazı sesler kulağa güçlü ve net gelirken, bazı sesler çok daha güçsüz, kısa ve fark edilmesi zor bir akustik yapıya sahiptir. İşitme kaybının derecesine ve türüne bağlı olarak bu sesler, çocuğun hem duyduğu hem de kendi konuşmasında ürettiği seslerde geri planda kalabilir.

Neden bütün sesler aynı şekilde etkilenmiyor?

Konuşma sesleri akustik olarak birbirinden çok farklıdır. Örneğin "a" ve "u" gibi ünlüler ya da "m", "n" gibi bazı ünsüzler nispeten düşük frekanslı ve yüksek enerjili seslerdir; kulak bu sesleri genellikle daha kolay yakalar. Buna karşılık S, F, Ş, T, K, Ç gibi sesler yüksek frekanslı ve düşük enerjili, yani kısa ve hafif duyulan seslerdir. Hafif ya da orta derecede bir işitme kaybında bile bu sesler, özellikle kelimenin başında veya sonunda, çevresindeki diğer seslerin arasında kolayca fark edilmeyebilir.

Bu durum çocuğun çabasıyla ya da dikkatiyle ilgili değildir — doğrudan bu seslerin akustik özellikleriyle ilgilidir. Bir ses hiç duyulmadıysa ya da yeterince net duyulmadıysa, o sesi doğru üretmeyi beklemek de güçleşir.

Hangi örüntüler sık görülür?

İşitme kaybı olan çocuklarda sık rastlanan bazı örüntüler:

  • Sesin kelimeden tamamen çıkması: "saat" yerine "aat", "sepet" yerine "epet" gibi, kelimenin başındaki S sesi hiç üretilmeyebilir.
  • Birbirine yakın seslerin karışması: F ve V gibi, ses tellerinin titreşip titreşmemesi dışında birbirine çok benzeyen sesler ayırt edilemeyebilir; "fil" ile "vil" karışabilir.
  • Kelime sonundaki seslerin zayıf çıkması: "sepet" kelimesindeki son T sesi ya da "kaşık" kelimesindeki son K sesi, cümle akışı içinde fark edilmeyip üretimde atlanabilir.

İşitme cihazı veya koklear implant bu sesleri nasıl etkiler?

İşitme cihazları ve koklear implantlar sesleri güçlendirip daha erişilebilir hale getirir; ancak her cihaz ve her yerleştirme, yüksek frekanslı sesleri aynı netlikte iletmeyebilir. Bu nedenle cihaz kullanan bir çocukta da S, F, Ş gibi seslerle ilgili çalışma ihtiyacı sürebilir. Cihazın düzenli kontrolü (odyolog tarafından) ile konuşma sesleri üzerinde yapılan çalışma (dil ve konuşma terapisti tarafından) birbirini tamamlayan, farklı iki alandır — biri diğerinin yerini tutmaz.

Dil ve Konuşma Terapisti bu süreçte ne yapar?

Değerlendirme sırasında terapist, çocuğun hangi sesleri ayırt edebildiğini (işitsel ayırt etme) ve hangi sesleri doğru üretebildiğini (artikülasyon) ayrı ayrı inceler. Bu ikisi her zaman birbirine paralel gitmez: bir çocuk bir sesi duyduğunda fark edebilir ama üretiminde hâlâ zorlanabilir, ya da tam tersi olabilir. Çalışma genellikle şu şekilde ilerler:

  • Hedef sesi görsel ve dokunsal ipuçlarıyla (dudak, dil pozisyonunu gösterme) desteklemek,
  • Sesi önce izole biçimde, ardından hece ve kelime düzeyinde pekiştirmek,
  • Odyoloji ekibiyle düzenli bilgi paylaşımı yapmak.

Evde neler yapabilirsiniz?

  • Çocuğunuz "saat" yerine "aat" diyorsa, düzeltmeye çalışmak yerine sesi hafifçe uzatarak doğru modeli sunun: "evet, ssaat" diyerek S sesini biraz belirginleştirip tekrar edin.
  • Konuşurken yüzünüzün ve dudaklarınızın görünür olmasına özen gösterin; görsel ipucu işitsel bilgiyi tamamlar.
  • Cihaz kullanıyorsa günlük olarak çalışır durumda olduğundan ve pilinin dolu olduğundan emin olun — bu tıbbi bir öneri değil, günlük bir kontrol alışkanlığıdır.

Her çocuğun işitme profili ve buna bağlı konuşma örüntüsü farklıdır; bu yazıdaki bilgiler genel bir çerçeve sunar, tanı ya da tedavi önerisi niteliğinde değildir. Çocuğunuzun hangi seslerde ve ne ölçüde zorlandığını netleştirmek için bir değerlendirme seansı en sağlıklı başlangıç noktasıdır. Birlikte çocuğunuzun işitme ve konuşma profiline özel bir yol haritası oluşturabiliriz.

İlk adımı bugün atın

Değerlendirme seansıyla başlayın; size en uygun terapi planını birlikte oluşturalım.