Çocuğum kekelerken gözünü kırpıştırıyor, yüzü geriliyor: İkincil davranışlar nedir?

Kekemelik hakkında konuşulduğunda genelde akla gelen, bir sesin veya hecenin tekrarlanması ("t-t-top") ya da bir sesin uzatılmasıdır ("mmmmasa"). Bunlara "birincil" (temel) davranışlar denir. Ancak bazı çocuklarda zamanla, takılma anına eşlik eden başka hareketler de ortaya çıkabilir: göz kırpıştırma, yüzde gerginlik, baş sallama, ayakla yere vurma gibi. Bunlara ikincil davranışlar denir. Bu yazıda ikincil davranışların ne olduğuna, neden geliştiğine ve ebeveynlerin evde nasıl bir tutum sergileyebileceğine bakıyoruz.
İkincil davranış nedir?
İkincil davranışlar, çocuğun bir sese veya heceye takıldığı anda, konuşmayı "kurtarmak" ya da takılmayı bir an önce bitirmek için geliştirdiği ek hareketlerdir. Çocuk bunları bilinçli olarak planlamaz; zamanla, deneme yanılma yoluyla, bazen işe yarıyormuş gibi hissettiren bir tepki haline gelirler. Örneğin bir çocuk gözünü kırpıştırdığında ya da başını hafifçe salladığında takıldığı kelimeyi söylemeyi başarabilirse, beyin bu hareketi "işe yarayan bir strateji" olarak kaydedebilir ve hareket zamanla tekrarlanan bir alışkanlığa dönüşebilir.
Sık görülen ikincil davranış örnekleri
İkincil davranışlar çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Sık görülenler arasında şunlar sayılabilir:
- Yüzle ilgili hareketler: göz kırpıştırma, kaşları çatma, dudakları titretme, çene gerginliği
- Baş ve beden hareketleri: baş sallama, başı geriye atma, ayakla yere vurma, elleri yumruk yapma
- Nefesle ilgili değişiklikler: konuşmadan önce derin nefes alma, nefesi tutma, cümleye başlarken sesi zorlama
- Kaçınma davranışları: zor bir kelimenin yerine başka bir kelime kullanma, göz temasından kaçınma, konuşmaktan önce duraksama, bazı durumlarda (telefon açma, sınıfta parmak kaldırma gibi) konuşmayı tamamen erteleme
Bu davranışların hepsi aynı çocukta görülmez; bazı çocuklarda hiç ikincil davranış olmayabilir, bazılarında ise sadece bir-iki tanesi belirginleşebilir.
Neden zamanla artabilir?
İkincil davranışların zamanla artmasının arkasında genelde şu döngü vardır: çocuk takılır, rahatsızlık hisseder, bir hareket yaparak konuşmayı tamamlamayı başarır, bu da kısa vadede rahatlama sağlar. Beyin bu rahatlamayı hareketle ilişkilendirdiğinden, hareket bir sonraki takılmada da devreye girer. Zamanla bu, çocuğun farkında bile olmadığı otomatik bir alışkanlığa dönüşebilir. Ayrıca çocuk kekemeliğinin fark edildiğini, alay konusu olduğunu ya da başkalarını rahatsız ettiğini hissetmeye başladığında, konuşma kaygısı da artabilir; bu da hem birincil takılmaları hem de onları "gizlemeye" veya "aşmaya" yönelik ikincil davranışları besleyebilir.
Ebeveynler için: nasıl yaklaşılmalı?
- Hareketi taklit etmeyin veya doğrudan uyarmayın. "Gözünü kırpma", "başını sallama" gibi doğrudan uyarılar genelde işe yaramaz; çocuk hareketin farkında değilse onu daha da bilinçli ve gergin hale getirebilir.
- Takılma anında sakin kalın. Çocuk sizin tepkinizi (kaşlarınızın çatılması, göz teması kurmaktan kaçınmanız gibi) fark eder ve bunu "bir şeyler yanlış gidiyor" sinyali olarak okuyabilir.
- İçeriğe odaklanan bir tepki verin. Çocuk konuşmasını bitirdiğinde, nasıl söylediğine değil ne söylediğine odaklanan bir yanıt verin.
- Konuşma hızınızı ve genel tempoyu yavaşlatın. Ev içinde sakin, acelesiz bir konuşma ortamı, çocuğun kendi hızında konuşabilmesi için baskıyı azaltabilir.
- Gözlemlerinizi not edin. Hangi durumlarda ikincil davranışların arttığını (yorgunluk, heyecan, zaman baskısı gibi) fark etmek, bir terapistle paylaşılacak değerli bir bilgi olur.
Ne zaman bir dil ve konuşma terapistine danışmalı?
İkincil davranışların ortaya çıkması, kekemeliğin şiddetlenmeye başladığına dair önemli bir işaret olabilir; bu nedenle fark edildiğinde erken bir değerlendirme faydalı olur. Özellikle çocuğunuzda göz kırpma, yüz gerginliği veya beden hareketleri gibi eşlik eden davranışlar belirginleşiyorsa, konuşmaktan kaçınma artıyorsa ya da çocuk kendi konuşmasından rahatsızlık duyduğunu ifade ediyorsa, bir dil ve konuşma terapistiyle görüşmek durumu netleştirmenin ve erken destek almanın iyi bir yoludur.
Çocuğunuzun konuşma örüntüsünü ve eşlik eden davranışları birlikte gözlemleyip aileye özel, somut bir yol haritası oluşturmak için bir değerlendirme seansı planlayabiliriz.
İlk adımı bugün atın
Değerlendirme seansıyla başlayın; size en uygun terapi planını birlikte oluşturalım.